Pages

26 Temmuz 2011 Salı

Beşiktaş'a kötü haber! İtirazlar reddedildi...

Beşiktaşa kötü haber! İtirazlar reddedildi...
Futbolda şike soruşturması kapsamında Beşiktaş Eski Asbaşkanı Serdal Adalı, Beşiktaş Teknik Direktörü Tayfur Havutçu, Beşiktaş Güvenlik Amiri Ahmet Ateş ve İstanbul Büyükşehir Belediyesporlu futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın nöbetçi İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ‘şike yaptıkları’ gerekçesiyle tutuklanmıştı. Şüphelilerin avukatları geçtiğimiz hafta İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin heyetine dilekçe sunarak tutuklama kararına itieairaz etmişti.
Avukatların yaptığı itiraz, 12. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından bugün karara bağlandı. Oybirliği ile alınan kararda 5 şüphelinin tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi. Heyet verdiği karara gerekçe olarak,'kuvvetli suç şüphesinin varlığı', ‘mevcut delil durumunu’ ve ‘delillerin henüz tam olarak toplanamamasını’ gösterdi.

Beşiktaş Kulübü'nden açıklama

Beşiktaş Kulübü, futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan yönetici Serdal Adalı, teknik direktör Tayfur Havutçu ve kulüp çalışanı Ahmet Ateş’in tutukluluklarına yönelik itirazın reddedilmesi üzerine bir açıklama yayımladı.
         Siyah beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, "Adalı, Havutçu ve Ateş ile ilgili  tutuklanmalarına yönelik itirazların reddine ilişkin kararı üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız" ifadesine yer verilirken, şunlar kaydedildi:
         "Arkadaşlarımızın yargısal sürecin sonunda aklanacaklarına inancımızı tekrarlarken, camiamızın da kendine yakışan olgunlukla davranmasını, yargısal süreci yönetim kurulumuzun dikkatle izlediğini ve arkadaşlarımızın sonuna kadar yanlarında olduğumuzu kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunarız."

SADRİ ŞENER’E DE RET

Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında çıkarıldığı mahkemece hakkında yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakılan Trabzonspor Kulüp Başkanı Sadri Şener’in avukatlarınca bu yasağın kaldırılması yönündeki talep, oy birliğiyle reddedildi.
         İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğince yürütülen futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulan Şener’in avukatlarınca mahkemeye sunulan "müvekkil hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı kararının kaldırılması" talebine ilişkin itiraz dilekçesini değerlendirdi.
         Mahkeme heyeti, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi hakimliğince verilen bu kararı yerinde bularak, Şener’in avukatlarınca yapılan itirazın reddine ve Şener hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına oy birliğiyle karar verdi.
         Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında savcılıkça sorgulanan Şener, 200 bin TL kefalet karşılığında serbest bırakılması talebiyle İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilmiş ve mahkeme tarafından hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulmasının ardından 12 Temmuz’da serbest bırakılmıştı.

Lassana Diarra’da flaş gelişme

 Lassana Diarra’da flaş gelişme
Galatasaray’da teknik direktör Fatih Terim’in transfer sürecinin devam ettiğini söylediği Real Madrid’in Fransız orta saha oyuncusu Lassana Diarra için dün yapılması gereken transfer görüşmesi iptal edildi.

LASSANA’NIN MALİYETİ YÜKSEK

Galatasaray AŞ Genel Müdürü Ebru Köksal, Madrid Kulübü’nün etkili ismi Genel Direktör Jose Angel Sanchez’i arayarak, futbolcunun maliyetinin yüksek olması nedeniyle görüşmeyi iptal ettiklerini söyledi.

REAL MADRİD FİYAT KONUSUNDA ESNEK DAVRANACAK

Konuyla ilgili olarak Radyospor’da Özgür Sancar’ın canlı yayın konuğu olan FIFA Menajeri Bayram Tutumlu, “Real Madrid’in Genel Direktörü Jose Angel Sanchez, başkan Perêz’den sonra Real Madrid’in transferdeki en önemli ismidir. Kendisi beni aradı. Galatasaray Sportif AŞ Genel Müdürü Ebru Köksal, Saches’i aramış ve ‘Diarra için istediğiniz fiyat çok pahalı’ demiş. Bunu söyledi. Sanches, ayrıca bana fiyat konusunda Real Madrid’in son derece esnek davranacağını bu nedenle Madrid’te görüşme talep ettiklerini bildirdi” dedi.

ALİ GÜRSOY, BU TRANSFERİ GERÇEKLEŞTİREBİLİR

Yıllardır İspanya’da yaşayan ve Real Madrid’le iyi ilişkileri olan Tutumlu, “Bundan 1 hafta önce yönetici Ali Gürsoy’u aradım. Lassana Diarra transferini çok kolay gerçekleştirebileceklerini; çünkü Morinho’nun bu futbolcuyu istemediğini söyledim. Ali Gürsoy, onu alırdı. Fakat Ali Gürsoy’un kontrolü dışında Galatasaray, Real Madrid’le kontağa geçmiş ve randevuyu iptal etmiş. İkincisi, Galatasaray çok tehlikeli yolda. Şu olay kulübün Adnan Polat –Sezgin çizgisinde gittiğini gösteriyor. Ben bundan endişe duyuyorum.

Galatasaray’da Fatih Terim gibi üstün bin insan varken, Ali Gürsoy gibi gencecik ve yetenekli bir yönetici varken, Ali Dürüst gibi çok önemli bir yönetici varken, kulübün bir danışmana ihtiyacı yok. Galatasaray danışmanlardan çok çekti. Danışmanlara ihtiyacı yok” diye konuştu.

DIARRA TRANSFERİ KAPANMADI

Transferde kapıların kapanmadığını ifade eden Tutumlu, “Bütün bunlara rağmen Lassana Diarra transferi kulüpler açısından kapanmadı. Ali Gürsoy’un Madrid’te yapacağı görüşme, çok önemli. İstanbul’a dönüşünde Lassana da yanında olur. Real Madrid’te para çok, gönül kulübüdür. Bonservis için 15 milyon ister 7’ye alırsın. Onların felsefesi ‘zor yoktur’ şeklindedir” şeklinde konuştu.

PEDRO LEON, QUARESMA’DAN DAHA ETKİLİ OLUR

Real Madrid’in gözden çıkardığı kanat oyuncusu Pedro Leon’a da değinen Tutumlu, ‘’Eğer Galatasaray, Pedro Leon’u alırsa, Beşiktaşlı Quaresma’nın havası söner. Quaresma’dan daha çabuk, ortaları daha iyi ve direkt kaleye gidebiliyor. Kısacası, Quaresma’nın havasını Türkiye’de söndürecek tek adam Pedro Leon’dur. Milan da peşinde. Kulüplerin yapacağı görüşmede bu transferin de sonuçlanacağına inanıyorum” dedi.

FATİH TERİM MİLİTO’YU TERCİH EDER

Bayram Tutumlu, “Bana göre Fatih Terim, Milito’yu tercih eder. Forlan’dan daha iyi bir oyuncudur. Forlan, sorunlu bir insandır. Milito öyle değil. Galatasaray Milito’yu isterse alır ve takıma çok daha faydalı olur” diyerek sözlerini tamamladı.

LEON, ESKİ TAKIMINA MI DÖNECEK

Bu arada İspanyol Diario AS Gazetesi, Real Madrid’in gözden çıkardığı 24 yaşındaki Pedro Leo’un takımdan ayrı çalışmalarını sürdürdüğü ve eski takımı Getafe’ye transferinin yüksek olasılık olduğunu söyledi. AS, Getafe Başkanı Angel Torres, bu konuda önemli bir adım attığı yazdı.

Teğmen siperde kendini feda etti

Jandarma

Jandarma Komando Teğmen Süleyman Özoğlu'nun kan kaybından öldüğü ortaya çıktı.









Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde PKK’lılarla girilen çatışmada yaralandıktan sonra kaldırıldığı GATA’da şehit olan Jandarma Komando Teğmen Süleyman Özoğlu (25), Balıkesir’de toprağa verildi.

BACAĞINDAN YARA ALDI SİPERDE ÇATIŞMAYA DEVAM ETTİ Şehit teğmenin arkadaşlarına siper olurken bacağından vurulduğu, kurşunun atardamara isabet ettiği ve 25 ünite kan verilen Süleyman Özoğlu'nun kurtarılamadığı ortaya çıktı. ÇEMBERİ YARMAYA ÇALIŞAN 4 PKK'LIDAN İKİSİNİ ÖLDÜRDÜ Cenazeye binlerce vatandaş katıldı. Şehit teğmenin arkadaşları, Özoğlu’nun çatışma sırasında askerlerini korumak için kendini önlerine atıp siper ettiğini ve çemberi yarmaya çalışan 4 PKK’lıdan 2’sini öldürdüğünü, bacağından yaralandıktan sonra da çatışmaya devam ettiğini söylediler.

Balıkesir Paşa Camisi’ndeki törende anne Habibe, baba Mustafa, şehidin kardeşleri Yaser, Alper ve Ayşenur Özoğlu tabutun başından ayrılmadı. Şehidin cenazesi, Başçeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Genelkurmay, Silvan raporunu tamamladı

Genelkurmay:
- Terörist saldırısı 14.18'de başladı ve helikopter 15.45'te çatışma bölgesine ulaştı. Talebin alınması ile helikopterlerin çatışma bölgesinde bulunması arasındaki sürenin uygulama standartlarına uygun olduğu tespit edildi.
- Birliğin dönüş hazırlığı yaparken pusuya düşürülmesi söz konusu değildir.
- 1’inci Jandarma Komando Taburu “Geri emniyet birliği” değildir. Tam aksine, teröristi aramak, bulmak ve etkisiz hale getirmek üzere eğitilmiş ve teçhiz edilmiştir.


Genelkurmay Başkanlığı, Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'nde gerçekleşen terörist saldırı ile raporunu tamamladı. Genelkurmay'dan yapılan açıklamada, "Birliğin dönüş hazırlığı yaparken pusuya düşürülmesi söz konusu değildir. 1’inci Jandarma Komando Taburu “Geri emniyet birliği” değildir. Tam aksine, teröristi aramak, bulmak ve etkisiz hale getirmek üzere eğitilmiş ve teçhiz edilmiştir. Verilen görev doğrudur" denildi.

Genelkurmay'ın açıklaması şu şekilde:

"14 Temmuz 2011 günü Silvan bölgesinde cereyan eden ve 13 Mehmetçiğin şehit olmasına, 7 Mehmetçiğin yaralanmasına neden olan menfur terör saldırısı ile ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı!nca yapılan soruşturma sonuçları aşağıdadır.
1.   Bölgesinde terörist eylemlerin artış göstermesi üzerine Diyarbakır Valiliği tarafından, Garnizon Komutanlığı olan 7’nci Kolordu Komutanlığından kolluk kuvvetlerini takviye etmesi talep edilmiştir.

2.   9 Temmuz günü, geç saatlerde, Diyarbakır-Lice yolunun bölücü terör örgütü mensuplarınca kesilerek ikisi asker, üç şahsın kaçırılması üzerine 7’nci Kolordu Komutanlığınca, bölgedeki Kara Kuvvetleri ve Jandarma birliklerini kapsayan bir plan hazırlanarak 10/11 Temmuz gecesinden itibaren arazide tertiplenilmiş ve kaçırılan şahısların aranmasına başlanmıştır.

3.   Bu faaliyet devam ederken 12 Temmuz günü saat 19:30 civarında, Hazro Jandarma Karakol Komutanlığına teröristlerce silahlı saldırıda bulunulmuş ve bu saldırıda üç askeri personel yaralanmıştır.

4.   Bu olay üzerine, 7’nci Kolordu Komutanlığınca uygulanan plan genişletilmiş ve Diyarbakır Vali Vekilinin yazılı onayı alınarak bir kısım birlikler Hazro kuzey doğusuna kaydırılmıştır. Bu kapsamda, 10/11 Temmuz gecesinden itibaren Hazro bölgesinde belirli sürelerle görevlendirilmiş olan 1’inci Jandarma Komando Taburuna (1’inci ve 2’nci Komando Bölükleri ile) yeni görev bölgesine intikal emri verilmiştir.

5.   51’inci Jandarma Komando Taburu, 13/14 Temmuz gecesi saat 21:00’den itibaren emniyetli bir bölgeye kadar araçla götürülmüş, müteakiben 5,5-6 Km. mesafedeki görev bölgesine yaya olarak intikale başlamıştır. Yaya intikalde, karşılaşılan güçlükler nedeniyle gecikme olmuş ve daha yakın bir bölgede “geçici üs bölgesi” tesis edilerek tertiplenilmiştir.

6.   Teröristler arasında geçen ve basına da yansıyan telsiz görüşmesi alınır alınmaz ilk ikaz mesajı, 1’inci Jandarma Komando Taburu dahil tüm birliklere iletilmiş, konuşmada geçen yer isimlerinin çözümlenmesini müteakip saat 13:30’da 1’inci Jandarma Komando Taburu tekrar bilgilendirilmiştir.

7.   Geçici üs bölgesine terörist saldırısı saat 14:18’de başlamış, birkaç dakika sonra atılan el bombaları kuru otların tutuşmasına neden olmuş ve yangın rüzgarın da etkisiyle mevzilerimizi kapsayacak şekilde süratle yayılmıştır. Silah atışları ve el bombaları nedeniyle şehit olan personelin süratle yanan bölge dışına çıkarılması sağlanmıştır.

8.   Çatışma haberi, yaşanan yoğunluk nedeniyle ancak saat 14:39’da üst karargaha bildirilebilmiş ve silahlı helikopter istenmiştir. Helikopter birliği, talebin ulaşması üzerine süratle pilotları çatışma hakkında bilgilendirmiş, helikopterin uçuş öncesi yapılması zorunlu olan son kontrolleri kısa sürede tamamlanarak saat 15:21’de Diyarbakır’dan kalkışları ve saat 15:45’te çatışma bölgesi üzerinde olmaları sağlanmıştır. Talebin alınması ile helikopterlerin çatışma bölgesinde bulunması arasındaki sürenin uygulama standartlarına uygun olduğu tespit edilmiştir.

9.   Çatışma bölgesinde genişleyen yangın ve 1’inci Jandarma Komando Taburu personelinin etkili karşı koyması sonucunda teröristler, saat 15:30 civarında teması kesmişlerdir. Silahlı helikopterler bölgeye ulaştıklarında, yoğun duman nedeniyle teröristleri tespit edememiş, ancak muhtemel kaçış istikametleri ateş altına alınmıştır.

10.   Takviye Jandarma Özel Harekat Timleri, bölgedeki yangın nedeniyle çevrede tertiplenmiş, öncelikle şehit ve yaralıların havadan tahliyesi sağlanmıştır.

11.   Çatışmanın bildirilmesiyle birlikte, plan gereği yakın bölgelerde ve arazide bulunan Jandarma Özel Harekat, Jandarma Asayiş ve Özel Kuvvetler Birlikleri, gün içerisinde kaydırılarak bölge çember içerisine alınmış ve insansız hava aracı ile bölgenin kontrolüne başlanmıştır.

12.   Yapılan soruşturma sonucunda;

        a. 1’inci Jandarma Komando Tabur personelinin görevlerini, verilen emirler çerçevesinde üstün bir cesaret, gayret ve fedakarlıkla yerine getirdikleri tespit edilmiştir.

        b. Bununla beraber;

            (1) Geçici Üs Bölgesi olarak tertiplenilen arazi kesiminin coğrafi yapısı ve bitki örtüsü bakımından askeri taktik prensiplerine uygun olup olmadığı,

            (2) Bölgedeki tertiplenmenin, mevzilenmenin ve dağılmanın taktik prensiplere göre yapılıp yapılmadığı, yeterli yakın emniyet, gözetleme ve ikaz tedbirlerinin alınıp alınmadığı,

            (3) Terörist ikazının alınmasından sonra, alınan ilave tedbirlerin yeterli olup olmadığı,

            (4) Helikopterlerin zamanında hazır olup olmadığı, insansız hava araçlarının zamanında bölgeye ulaşıp ulaşmadığı gibi konularda tereddütler oluşmuş, bu konuların açıklığa kavuşturulması amacıyla konu yargıya intikal ettirilmiştir.

        c. Medyada yer alan iddialarla ilgili olarak;

            (1) Çatışma sırasında uçak kullanılmamıştır.

            (2) Birliğin dönüş hazırlığı yaparken pusuya düşürülmesi söz konusu değildir.

            (3) 1’inci Jandarma Komando Taburu “Geri emniyet birliği” değildir. Tam aksine, teröristi aramak, bulmak ve etkisiz hale getirmek üzere eğitilmiş ve teçhiz edilmiştir. Verilen görev doğrudur. Komando erleri, özel eğitim merkezlerinde 10 hafta süreyle yoğun bir eğitim almakta, bu eğitim tertip edildikleri birliklerinde de devam etmektedir.

            (4) 10-13 Temmuz günlerini kapsayan devrede, Jandarma Komando Taburunun 1’inci Bölüğü 32 saat görev, 59 saat dinlenme; 2’nci Bölüğü ise 27 saat görev, 64 saat dinlenme yapmıştır. Bu şartlarda, bir komando birliğinin çok yorgun olduğunu iddia etmek mümkün değildir.

            (5) Asker, gerektiği takdirde 40 lkilo yükle de yürüyebilir. Bu bir eziyet değil, yapacağı görevin gereğidir. Bu olayda, mevsim yaz olduğundan barınma malzemesi azdır ve sırt çantaları 23-25 kilo arasındadır.

            (6) Profesyonelleşme kapsamında, sadece komado tugaylarının hedef alındığı ve bunun tamamlandığı müteaddit defalar kamuoyuna açıklanmıştır. Bazı gazetelerde “Hiçbir şey yapılmadı” şeklindeki köşe yazıları hayretle karşılanmaktadır. Ancak, komando tugayları dışında, hem Kara Kuvvetleri Komutanlığında hem de Jandarma Genel Komutanlığında bazı komando birlikleri vardır. Bu birliklerde, komando eğitimi almış erbaş ve erler görev yapmaya devam etmektedirler. 1’inci Jandarma Komando Taburu da bunlardan birisidir.

            (7) Çatışma sırasında etkisiz hale getirildiği görülen 5 terörist, arazide bulunamamıştır. Yoğun duman perdesi gerisinde çekilen teröristlerin, bu cesetleri de götürdükleri veya bir yere gizledikleri değerlendirilmektedir.

            (8) Çatışma bölgesinin kontrole alınmayarak, basının girmesine fırsat verilmesi bir hata olmuştur.

            (9) Bu tip olaylar hakkında yorum yapan kişilerin askeri taktik ve teknikler hakkında fikir beyan ederken, çatışma ortamı gerçeklerini dikkate alarak hassasiyet göstermeleri gerekir.

13.   Türk Silahlı Kuvvetleri, mevcut yasalar çerçevesinde, teröre karşı yürütülen mücadelede kendisine verilecek görevleri ne pahasına olursa olsun, artan bir kararlılık ve inançla yerine getirecektir.

İtalyan profesör: Hierapolis'te HZ. İsa'ın havarisinin mezarını bulduk

DENİZLİ’nin 18 kilometre kuzeyinde yer alan Hierapolis (Pamukkale) antik kentindeki kazılara 32 yıldır başkanlık eden İtalyan profesör Francesco D’Andria, Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan ve 2 bin yıl önce Romalılar tarafından öldürülen St. Philippus’un mezarını bulduklarını açıkladı. Prof. Dr. Francesco D’Andria, "İncil’de adı geçen ve Hıristiyan camiası için çok önemli olan St. Philippus’un mezarının bulunması tüm dünyada büyük ses getirecek" dedi.

Hierapolis (Pamukkale) kentinde devam eden kazılara 32 yıldır başkanlık eden Prof. Dr. Francesco D’Andria, Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St. Philippus’un Hıristiyan dinini yaymak için Hierapolis’e geldiğini ve Romalılar tarafından öldürüldüğünü belirtti. Yıllardır St. Philippus’un mezarını bulmak için çaba harcadıklarını anlatan Prof. Dr. Francesco D’Andria, "Bugüne kadar St. Philippus’in mezarı Şehitlik Tepesi’nde olduğu sanılıyordu. Bu bölgede yaptığımız jeofizik araştırmalarda mezarın izine rastlayamadık. Bir ay önce Şehitlik Tepesi’ndeki St. Philippus Kilisesi’nin 40 metre yakınında yeni bir kilise kalıntısı bulduk. Burada yaptığımız kazılarda Hz. İsa’nın havarilerinden St. Philippus’un mezarını bulduk. Henüz mezarı açmadık. Ama bu mezar bir gün mutlaka açılacak. Bu buluş Hıristiyan dünyası ve arkeoloji için çok önemli. Hıristiyanlar buraya hacı olmaya gelecek" dedi.

Yapısı ve yazıtlardan mezarın St. Philippus’a ait olduğunun anlaşıldığını belirten Prof. Dr. Francesco D’Andria, "İsa’nın 12 havarisinden biri olan St. Philippus şehit kabul edilir. Bu nedenle adına yaptırılan Şehitlik Tepesi’ndeki kiliseye de Martyrion denilir. Arkeologlar yıllardır, St. Philippus’un mezarının bu kilisede olduğunu düşündü. Ama mezarın izi bulunamamıştı. Bir ay önce bulduğumuz kilise kalıntısını temizlerken mezara rastladık ve görkemli mezarı ortaya çıkardık. Yaptığımız inceleme sonucu St. Philippus’un mezarının Bizans dönemine rastlayan 5’inci Yüzyıl’da adına yaptırılan kiliseden çıkarılıp, yeni bulduğumuz mezara nakledildiğini belirledik. Bu buluş bize büyük heyecan verdi. İncil’de adı geçen ve hristiyan camiası için çok önemli olan St. Philippus’un mezarının bulunması tüm dünyada ses getirecek. İnanç turizmi, arkeoloji ve hristiyan dünyası adına önemli bir yapıtı ortaya çıkardık, mutluyuz" diye konuştu.

24 Temmuz 2011 Pazar

Hilal Cebeci niyeti bozdu!

Twitter'a yüklediği fotoğraflar ile kısa sürede magazin gündemine oturan Hilal Cebeci, eklediği son fotoğraf ile tepki çekeceğe benziyor.
Popüler Haberler


Sosyal paylaşım sitesi twitter'a eklediği seksi fotoğraflar ile magazin gündemine bomba gibi düşen Hilal Cebeci, yeni bir fotoğraf daha paylaştı. Hilal Cebeci, alışıldık fotoğraflarından çok farklı olan bu pozu ile tepki çekiyor.

Fotoğrafa yorum yapmayı da ihmal etmeyen Cebeci, "Bodrumda nedense bu pozda farkında olmadan yakalananlara gelsin. Ben bi fotorafçıyla çalışmaya başlasam iyi olur" yazdı.

FORLAN’A 25 MİLYON €

Galatasaray, Teknik Direktör Fatih Terim’in, Baros-Elmander ikilisini forvette yetersiz bulması üzerine Diego Forlan’da yoğunlaştı. Sarı-kırmızılıların, 31 yaşındaki oyuncunun transferi için yaklaşık 25 milyon euro bütçe ayırdığı belirtildi


FORLAN’A 25 MİLYON €


Muslera ve Melo transferiyle kale ve orta sahayı emniyete alan Galatasaray’da, Teknik Direktör Fatih Terim, Avusturya ve Almanya kamplarında Elmander ve Baros’u yetersiz bulunca yeniden forvet arayışı hızlandı.
Didier Drogba, Forlan, Klose ve Fabiano gibi isimlerle ilgilenen ancak istediği sonucu alamayan transfer komitesi, Forlan’ın gelme konusundaki tereddütlerinin ortadan kalkmasıyla beraber bütün dikkatini yeniden Uruguaylı futbolcuya verdi. Taraftara verdiği dünya çapında golcü sözünü tutmak isteyen Başkan Ünal Aysal’ın, 31 yaşındaki futbolcunun Atletico Madrid’den ayrılarak Galatasaray formasını giymeye sıcak baktığını iletmesinden sonra, bütün imkanları seferber ettiği ve bu transfer için yaklaşık 25 milyon euroluk bütçe ayırdığı belirtildi.
Copa America’da bugün Uruguay formasıyla final maçında yer alacak olan Forlan’ın Galatasaray’a transferinde kritik günün yarın olduğu ifade edildi. Başkan Aysal tarafından yürütülen operasyonun detaylarının kısa süre içinde netlik kazanacağı ve daha önce masaya oturmayan Forlan’ın şartlarını net şekilde bildireceği vurgulandı. Forlan’ın “Masaya oturabiliriz” mesajı, sarı-kırmızılılarda, “Tamam bu iş bitti. Atletico da zaten dünden razı” şeklinde yorumlanırken, yine de son dakikada bir sorun çıkması olasılığı üzerinde duruluyor.
Diğer taraftan Manchester Cityli Adebayor konusunda girişimde bulunulmadığı ve Forlan’da pürüz çıkması durumunda alternatifler üzerinde durulacağı kaydedildi.

Zeytinburnu didik didik

Terör örgütü yandaşları ve onlara tepki gösterenlerin düzenledikleri yasa dışı eylemlere sahne olan Zeytinburnu’nda operasyon düzenlendi




Zeytinburnu’nda pazartesi gününden beri yaşanan olaylarlara katıldıkları ve provoke ettikleri ileri sürülen kişilere yönelik olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat, Terörle Mücadele ve Güvenlik Şubeleri tarafından eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Yapılan operasyonlar sonucunda olaylara katıldıkları ve provoke ettikleri iddia edilen çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sorgulanmak üzere İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürülüğü’ne götürüldü.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Zeytinburnu’nda 18-22 Temmuz’da meydana gelen olayları organize ederek provokasyona zemin hazırlayan, çeşitli iletişim yollarını kullanmak suretiyle halkı yalan haberlerle birbirine karşı kışkırtmaya çalışan, ev, işyeri ve araçlara zarar verme eylemlerine katılanların olduğunun tespit edildiğini belirtildi. Açıklamada, olayları organize ederek provokasyona zemin hazırladıkları ve ev işyeri ve araçlara zarar verdikleri ileri sürülen 43 kişinin gözaltına alındığı. olaylar sırasında gözaltına alınan 29 kişinin de Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde işlemlerinin yapıldığını ifade edildi. Yakalanan kişilerin üzerler, işyerleri ve evlerinde yapılan aramalarda 7 kurusıkı tabanca, uyuşturucu madde,  kesici, delici ve yaralayıcı alet, çok sayıda örgütsel doküman ve dijital malzemeler ele geçirildiği açıklandı.

EFSANELER ARASINDA

21.  yüzyılın en büyük kadın seslerinden biri olarak kabul edilen, “Frank” (2003) ve “Back to Black” (2006) albümleriyle çok geniş bir dinleyici kitlesi edinen Amy Winehouse, dün Londra’daki evinde ölü bulundu. 27 yaşındaki müzisyenin ölüm nedeni hakkında bir açıklama yapılmadı. Son yılların en büyük yetenekleri arasında sayılan Winehouse, skandallar, tutuklanmalar, uyuşturucu ve alkol bağımlılığıyla gündem olan bir isimdi.
Winehouse, haziran ayında Avrupa turnesine çıkmış, ancak Belgrad’daki ‘skandal’ olarak nitelendirilen, şarkı sözlerini hatırlayamayıp ayakta durmakta zorlandığı konserin ardından 20 Haziran’daki İstanbul konseri de dahil olmak üzere tüm Avrupa turnesini iptal etmişti.

Henüz 16 yaşındayken keşfedildi
Tam adıyla Amy Jade Winehouse, 1983’te Londra’da orta sınıf Yahudi ailesinin kızı olarak doğdu. Müziğe 10 yaşında bir rap grubunda şarkı söyleyerek başladı. Gençliğinde Thelonious Monk, Dinah Washington ve Sarah Vaughan gibi isimlerin plaklarını topluyor, 1960’ların kadın caz vokallerini çok seviyordu. 16 yaşındayken, soul şarkıcısı Tyler James tarafından keşfedildi. İlk albümü “Frank” çıktığında, 20 yaşındaydı. Ancak bu albümden sonra erkek arkadaşından ayrılan ve yaratım sorunları yaşayan Winehouse, bu dönemle ilgili olarak, “Hiçbir şey yazamıyordum. Bana ne oldu diye düşünüyordum. Frank’in üzerinden iki yıl geçmişti ki, plak şirketi, başka albüm çıkarmak istiyor musun diye sordu. Yemin ederim, bir şeyler çıkacak dedim. Sadece yazmaya başlamam lazım,” diyecekti.

Müzik tarihine geçen albüm
Bu zorlu üretim sürecinin ardından ortaya çıkan “Back to Black”, müzik tarihine geçti. 10 milyondan fazla kopya satan albüm, 6 dalda Grammy adayı oldu; en iyi kadın sanatçı, en iyi çıkış yapan sanatçı, en iyi albüm ve en iyi şarkı dallarının da aralarında olduğu 5 Grammy kazandı. Ancak Winehouse, Şubat 2008’de ABD’ye giriş izni verilmediği için Grammy’leri almaya ödül törenine gidemedi.
Bu albümün çıkışını takip eden süreç skandallar, tedavi açıklamaları ve krizlerle doluydu. Ailesi, buna 2006’da çok sevdiği anneannesinin ölümünün sebep olduğunu düşünüyordu. 2007’nin Ağustos ayında aşırı dozda uyuşturucudan hastaneye kaldırıldı.
Winehouse bu krizi “Sonum geldi diye düşündüm” cümlesiyle değerlendirecekti. Birkaç ay sonra Winehouse ve 2009’da boşanacağı, çok sevdiği kocası Blake Fielder Civil, Norveç’te bir otelde uyuşturucu madde barındırdıkları için tutuklandılar. Ocak 2008’de 2 haftalık bir rehabilitasyon programına katıldığı açıklandı. Birkaç ay sonra Sunday Times’ın 16.3 milyon dolarlık servetiyle müzik milyonerleri listesinde yer alıyordu.
Winehouse’un durumunun iyiye gitmediği, Rolling Stone yazarı Claire Hoffman’ın 2008’de yaptığı röportaj ile bir kez daha kanıtlandı. Hoffman, şarkıcının Londra Camden’daki evinde bir gün geçirmiş ve gözlemlerinde bira kutuları, yerlerde çıkarılmış iç çamaşırlarıyla kaplı evin çöplük gibi olduğunu aktarmıştı. Winehouse’un sürekli sigara içtiğini, arada burnuna kokain çektiğini, vücudunda iğne izleri olduğunun belirtildiği yazının ardından endişeler arttı.
Bir rehabilitasyon açıklaması da, 2009 yılının Haziran ayında geldi. Babası, kızının uyuşturucudan arınacağı programa katıldığını ama alkol tüketiminin tedaviyi yavaşlattığını açıkladı. 2010’da Londra’da bir tiyatro oyununda rezalet çıkardı, tiyatro müdürüne hakaret etti, tutuklandı.

Yeni albüme başladı iddiası
Birkaç ay sonra verdiği bir söyleşide Winehouse, 3 yıldır uyuşturucu kullanmadığını iddia etti.  2011’de yeni albümünün hazırlıklarına başladığına dair haberler geldi.
Winehouse’un ölümünün ardından bir açıklama yapan radyo DJ’i Paul Gambaccini, Winehouse’un pek çok takipçisinin hislerini yansıtıyordu: “Bu haberi uzun süredir bekliyorduk. Bir yandan da kendisini toparlamasını umuyorduk ama buna dair bir hiçbir belirti göstermiyordu.”

Londra’daki evinde ölü bulunan Amy
Winehouse’un kesin ölüm nedeni yapılacak otopside belli olacak.



En son İstanbul’daydı
Winehouse, son olarak konser vermek için İstanbul’a gelmişti. Gördüğü tedaviden sonra yeniden müziğe dönen  Winehouse Avrupa?turnesinin ikinci durağında İstanbul’a geldi. Ancak ünlü sanatçının konseri bir gün önce iptal edildi.



27 yaşında ölen efsaneler
-  Brian Jones: Rolling Stones’un kurucuları arasında yer alan Jones, 1969’da evinin havuzunda boğulmuş olarak bulundu.
-  Jimi Hendrix: Tarihin en önemli elektro gitaristlerinden kabul edilen Hendrix, 1970’de bir otel odasında öldü. Ölüm nedeni uyku hapları ve şarabı karıştırıp kendi kusmuğunda boğulmasıydı.
-  Janis Joplin: 1960’ların en önemli müzisyenlerinden biri olan Joplin de, Hendrix gibi 1970’de öldü. Ölüm nedeni aşırı dozda uyuşturucuydu.
-  Jim Morrison: The Doors grubunun solisti Jim Morrison, 1971’de Paris’te bir otel odasında ölü bulundu. Ölüm nedeninin kalp krizi olduğu düşünülüyor.
-  Kurt Cobain: Nirvana’nın solisti Kurt Cobain, 1994’te Seattle’daki evinde intihar ettiğinde 27 yaşındaydı.

Mardin'de 2 astsubay ve 1 uzman çavuş şehit düştü

Ömerli ilçesine bağlı İkipınar köyü Jandarma karakolunda görevli olan 2 Astsubay Başçavuş ve 1 uzman çavuş dün gece saat 23.40 sıralarında köyde davet edildikleri bir evden karakola dönerken, PKK' lıların kurduğu pusuya düştü. Çıkan çatışma sonucu, Gaziantep Nurdağı nüfusuna kayıtlı Astsubay Başçavuş Erhan Gül, Kırıkkale merkez nüfusuna kayıtlı Astsubay Başçavuş Sadık Güllü ve Gaziantep merkez nüfusuna kayıtlı uzman çavuş Ali Öztürk şehit oldu. Saldırıdan sonra bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı. Şehit Astsubaylar ve uzman çavuşun cenazeleri otopsi için Diyarbakır Asker Hastanesine kaldırıldı. Şehit askerler için Diyarbakır'da bugün uğurlama töreni yapılacağı belirtildi.

17 Temmuz 2011 Pazar

30 terörist 20 işçiyi rehin aldı!

Osmaniye'de, maden ocağına bir grup terör örgütü PKK mensubu tarafından yapılan saldırıda, bina ve iş makineleri ateşe verilmeden önce 20 işçinin bir süre rehin alındıktan sonra serbest bırakıldığı tespit edildi.

Osmaniye merkeze bağlı Kengerli yaylası Kızılyüce Dağı mevkisinde, yaklaşık 30 kişi oldukları belirlenen terör örgütü mensuplarının, Akdağ Maden Ocağında iş makineleri ve binayı ateşe verip kaçtıktan sonra güvenlik güçlerince çevrede operasyon başlatılırken, işçilerin de ifadelerine başvuruldu.

Maden ocağında çalışanların ifadelerinde, teröristlerin binayı ve iş makinelerini ateşe vermeden önce 20 işçiyi bir süre rehin aldıktan sonra serbest bıraktığı tespit edildi.

Maden ocağında çalışan bir işçinin verdiği ifadede, ''Bizi yemekhaneye kilitleyerek rehin aldılar. Toplam 20 kişiydik. Bizi fazla tutmadılar. Arkadaşlarımızda yaralanma ve can kaybı yok. Bizi serbest bırakıp, binayı ve iş makinelerini ateşe verdikten sonra cep telefonlarımızı toplayarak kaçtılar'' dediği belirtildi.
Teröristlerden 15 kişilik grubun maden ocağına geldiği, yaklaşık 15 kişilik ayrı bir grubun da ağaçların arasında saklandığı, tamamının elinde uzun namlulu silahlar ile patlayıcı maddelerin bulunduğunu belirtildi.
Yetkililer, teröristlerin yakalanması için bölgede geniş çaplı operasyonların başlatıldığını, Jandarma Komutanlığı ekipleri ile Özel Hareket ekiplerinin bölgeye sevk edildiğini bildirdiler.

Yaralı askerler konuştu

Yaralı askerler konuştu

Diyarbakır Silvan’daki çatışmada yaralanan askerler Diyarbakır Asker Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Çatışmayı Habertürk’e anlatan ve filmlerdeki savaş sahnelerini yaşadıklarını söyleyen askerler bazı arkadaşlarında çelik yelek bulunmadığını ve bazı silahların tutukluk yaptığını anlattı. Askerler, yangın ve dumanın şehit sayısını artırdığını vurguladı.

Bir asker olayın ayrıntılarını şöyle anlattı:

İKİ BÖLÜK: Lice’de kaçırılan askerleri aramak için 10 Temmuz’da 92 asker arama tarama faaliyetine çıktık. Hazro İlçe Jandarma’ya roketatarlı saldırının ardından, kaçan PKK’lıları yakalamak için ilçeye hareket ettik. Ancak PKK’lılarla karşılaşmadık. Silvan-Kulp-Batman istikametine doğru yeniden arazi arama tarama faaliyetlerine başladık.

ABLUKA: Bölgeyi jandarma özel harekât timleri, komando taburları ve özel eğitimli askeri bölüklerle ablukaya almıştık. Dolapdere Köyü’ne 5 kilometremesafede Roşan Deresi ile Çemşin Deresi arasında 04.00’te konaklama kararı aldık. Askerler yorgundu, nöbetçiler de dinlendikten sonra intikale devam edilecekti.

ROKETATAR: Saat 13.30’da roketatarlı saldırı ile ateş başladı. Tabur hemen toparlandı. Ancak nöbetteki 4 arkadaşımız şehit edilmişti. Onların yerine teröristler siper almıştı. Otlar bir insan boyu, görüşmesafemiz 15metre ancak vardı.Mevzilerimize el bombası atmaya başladılar. Kuru otlar tutuştu. Rüzgâr da vardı, kısa sürede yangın etrafımızı sardı.

YANDILAR: Yaralı bazı arkadaşlarımız sürünerek kayalıkların arkasına giremediler ve yanarak şehit oldular. Her taraftan mermi yağıyordu. Makineli tüfeklerin yerini tespit etmişlerdi, onlar da bize doğru ateş etmeye başladılar. Yangından dolayı duman her tarafımızı kapladı.

BUNLAR BİTTİ: PKK’lıların arkasındaki grup, Kürtçe, ‘Bunlar bitti, hepsini öldürün, saldırın’ diye emir veriyordu. Yangın onların bulunduğu bölgeye de yayıldı. Arkadaki grup, öndeki PKK’lıları zorlasa da onlar cesaret edip gelemediler. Sonra arkamızdan bir grup bize ateş etmeye başladı. Ormana girsek 4 tarafımız çevrilmiş. Yaşanacak panikle herkesi şehit etmeyi planlamışlar.

PÜSKÜRTTÜK: Biz toparlanarak bize saldıran 30-35 PKK’lıyı püskürttük. Nöbetçilerimizin şehit olduğu hâkim kayalıkları yeniden ele geçirdik. Çok sayıda yaralıları vardı ve onlar da ateşin ortasında kalmışlardı. Bir ara telsizde teröristleri azarlayan biri, yaralıları bırakıp kaçmalarını söyledi. Onlar da can havliyle çekildi.

ÇATIŞMA 40 DAKİKA SÜRDÜ

Hastanede tedavi gören askerler çatışmanın yaklaşık 40 dakika sürdüğünü ve uçakların bölgeye hiç gelmediğini anlattı. Başından hafif yaralanan tabur komutanları binbaşının bölgeye gelen kobralardan (helikopter) PKK’lıların olması ihtimaline karşı çevreyi taramalarını istediğini daha sonra Sikorsky helikopterlerin yaralıları hastaneye getirdiğini anlattılar. Güvenlik zafiyeti bulunmadığını belirten askerler, şehitlerin yüreklerini dağladığını “Vatan sağolsun” dediklerini, ancak yapılan haberlerin morallerini bozduğunu söylediler.

Bir asker de çatışmanın çıkmasından birkaç dakika sonra medyanın son dakika haberleri vermesinin düşündürücü olduğunu savundu. Köylülerin evlerine mermi isabet ettiği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayan askerler, kırsal alanda tepeleri aşan 5 kilometre mesafe atan silahlarının olmadığını anlattı. Askerler ailelerinin yanlarına getirilmesiyle biraz moral bulmuş.

SEVİNÇ KUCAKLAŞMASI

Bu arada yaralı askerler Ankara GATA’da tedavisi süren ağır yaralı Onbaşı Regaip Özdemir’in gözlerini açtığı haberini birbirlerine sarılarak kutladı.Şike skandalının ardından özellikle yabancı futbolcuların ayrılmayı düşündüğü Fenerbahçe'de gemiyi ilk terk eden Andre Santos olacak gibi... Copa America nedeniyle Brezilya Milli Takımı ile Arjantin'de bulunan Santos, ülke basınına, "Şu anda tamamen kupaya konsantre olmuş durumdayım. Ancak menajerlerim görüşmeleri sürdürüyor" açıklamasını yaparak Barcelona'ya transferi konusunda yeşil ışık yaktı.

LUGANO DA TAKİP ALTINDA

Barcelona'nın, 13 milyon Euro teklif ettiği 28 yaşındaki Santos için yaşanan şike soruşturmasının ardından daha düşük bir teklifle Fenerbahçe'nin kapısını çalacağı belirtiliyor. Copa America'da kaptanı olduğu Uruguay formasıyla süper performans ortaya koyan Diego Lugano'yu da Avrupa'nın önde gelen ekiplerinin yakın takibe aldığı öne sürüldü. Bu arada Federasyonun vereceği kararda bir küme düşme olayı gündeme gelerse bir kulüp Bank Asya Ligi'nde ancak 3 yabancı futbolcu oynatabiliyor.

‘YALAN DÜNYA’ GELİYOR

 Cihangir’deki oyunculuk piyasasını anlatacak Kanal D dizisi ‘Yalan Dünya’da, Beyazıt Öztürk’ün yanı sıra Sarp Apak, Hasibe Eren, Olgun Şimşek, Nihal Yalçın  ve Bartu Küçükçağlayan’ın oynayacağı kesinleşti.

Dünyaca ünlü çiftten şok karar!

Jennifer Lopez ile Marc Anthony, 7 yıllık evliliklerine son noktayı koyma kararı aldıklarını açıkladı.

Ünlü çift boşanacaklarını People dergisine açıklarken, anlaşarak ayrılma kararı aldıklarını belirttiler.

Çiftin yazılı açıklamasında, "Evliliğimizi bitirmeye karar verdik. Bu alması çok zor bir karardı. Dostane bir şekilde anlaşmaya vardık" ifadesi kullanıldı.

Bunun, ilgili bütün taraflar için zor bir dönem olduğunu belirten çift, özel yaşamlarına saygı duyulmasını rica etti.

41 yaşındaki Jennifer Lopez ile 42 yaşındaki Marc Anthony, Haziran 2004’te Beverly Hill’te evlenmişti. Çiftin Max ve Emme adında ikizleri bulunuyor.

İkizler 3 yaşında.

Cambiasso geliyor

Galatasaray’ın transferde son bombayı patlatmasına kısa bir süre kaldı. Teknik Direktör Fatih Terim’in ısrarla kadrosunda görmek istediği Inter’in dünyaca ünlü Arjantinli yıldızı Esteban Cambiasso, sarı-kırmızılı kulübün teklifini kabul etti.
Copa America’da Arjantin Milli Takımı formasını giyen 31 yaşındaki tecrübeli futbolcu, Galatasaray’dan gelen teklifi değerlendirdiğini ve olumlu yanıt verdiğini, “Inter kulübünün de buna ‘evet’ diyeceğini düşünüyorum” dedi.
Arjantin’de yayınlanan önemli spor gazetesi Ole de yıldız futbolcunun Galatasaray’a transferinin an meselesi olduğunu duyurdu. “Türkiye mi, o zaman gidiyorum” başlığını atan gazete, Galatasaray’ın İtalyan ekibi Inter’e önerdiği 10 milyon euroluk bonservis bedelinin de cazip olduğuna dikkat çekti. Gazete sarı-kırmızılı kulübün Cambiasso’ya 4 yıllık sözleşme önerdiğini ve bunun 31 yaşına gelmiş oyuncu için önemli bir fırsat olacağını dile getirdi.
Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’in orta sahada lider rolünü vermek istediği Cambiasso’ya senelik 5 milyon euro önerildiği ve yıldız futbolcunun cazip tekliften etkilendiği belirtildi. Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, geçtiğimiz günlerde “Anlaştığımız oyuncular hemen kampa gelmeyecek. Çünkü şu an başka yerde oynuyorlar” diyerek, Copa America’da boy gösteren oyuncuları işaret etmişti. Aysal’ın hedef gösterdiği isimlerin kesin anlaşma sağlanan Uruguay Milli Takımı’nın kalecisi Muslera ile beraber Arjantin’in önemli isimlerinden Cambiasso olduğu belirtildi.

Fenerbahçe ile yolları ayrılıyor mu?

Şike soruşturması kapsamında başı en çok ağrıyan kulüplerin başında gelen Fenerbahçe kulislerinde Başbakan Erdoğan'ın kulüpten ihracı konuşuluyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Fenerbahçe Spor Kulübü'nden kongre üyeliğinin ihracı için 250 imza toplandı. Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşen "Şike Soruşturması" farklı bir boyut kazanıyor.
Futbolda şike soruşturması kapsamında başı en çok ağrıyan kulüplerin başında gelen Fenerbahçe kulislerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kulüpten ihracı konuşuluyor. Erdoğan'ın Fenerbahçe Kulübü kongre üyeliğinden ihracı için şimdiden 250 imza toplandı.
Erdoğan, şike soruşturması sürecinde yaptığı "Türkiye artık her alanda, Ergenekon, Balyoz vb. birçok alanlarda olduğu gibi, bir çok sorunlu alanlarını temizleyerek, önümüzdeki sorun alanlarından arındırılarak, gerçekten halkımızın yönetimine, halkımızın yargısına inandığı, kurumlarına inandığı bir ülke haline gelmelidir." açıklamasıyla F.Bahçeli bir kesimden tepki görmüştü.
Erdoğan, F.Bahçeli taraftarların Bağdat Caddesi'nde yaptığı şike protestosundan da nasibini almıştı

Genelkurmay idari inceleme raporunu bekliyor

Diyarbakır’ın Silvan ilçesi kırsalında 13 askerimizin şehit edildiği saldırıyla ilgili olarak basında birçok haber yer aldı.
Çatışma yerinde çıkan ve şehit sayısını artıran yangının uçaklardan atılan bombalar nedeniyle çıktığı; yakınlardaki birliklerden yardım gitmediği, özel tim gönderilmediği, birliğin uykusuz ve yorgun olduğu gibi Türk Silahlı Kuvvetleri’ni(TSK) suçlayan haberlerin yaygınlığı dikkat çekiciydi.

Klişeleşti
Her PKK saldırısından sonra, şehit askerlerin hakkını koruyormuş havası verilerek, TSK’yı “zayıf, haksız ve hatalı”; buna karşın PKK’yı “güçlü, haklı ve hatasız” gösteren haber ve yorumlar artık klişeleşti; mutat bir propaganda, psikolojik harekât yöntemi oldu. Basın yayın organlarına genel olarak bakıldığında propaganda üstünlüğünün PKK’ya geçtiği dahi söylenebilir. Propaganda desteği bakımından PKK kadar şanslı terör örgütü örneğine herhalde sık rastlanmamıştır.

Genelkurmay’ın idari incelemesi
Genelkurmay Başkanlığı, 13 askerimizin şehit olduğu saldırı olayıyla ilgili olarak bir idari soruşturma başlatmış durumda.
Silvan saldırısıyla ilgili olarak henüz Genelkurmay’a bu incelemenin sonuçları rapor edilmiş değil. Basında yer alan “rapor”, Genelkurmay’ın bilgisinde bulunmuyor.
Olayın nasıl meydana geldiği idari inceleme sonucunda tüm detaylarıyla rapor edilecek ve olay aydınlatılacak.

Uçak yoktu
Genelkurmay kaynaklarına, gündeme getirilen iddiaları sordum. Çatışma yerindeki yangının uçaklardan atılan bombalardan çıktığı haberlerinin tamamen gerçek dışı olduğunu belirten askeri yetkililer, şu bilgiyi verdiler:
“Saldırının yaşandığı bölgeden bir tek uçak bile uçmamıştır. Yakın mesafedeki sıcak çatışmalarda zaten uçak kullanılmaz. Bu tür çatışmalarda uçak kullanılması askeri açıdan mantıksızdır. Ancak helikopter kullanılmıştır. Helikopter harekâtı zaten sürekli olarak yapılıyor. Helikopter, takviye birliklerin intikal ettirilmesinde, nokta atışlar yapılmasında ve takipte kullanılır.”

“Mermi bile yangın çıkarır”
Yangının çıkış nedenine ilişkin iddialara ise şu yanıtı aldım: “Çatışmanın yaşandığı sırada hava sıcaklığı 40 derecenin üzerindeydi. Çatışma yerinde kurumuş insan boyunda otlar vardır. Bu otları bir mermi çekirdeği bile tutuşturabilir ve yangına sebebiyet verebilir. Kaldı ki, teröristlerin Rus tipi alev çıkarma niteliği olan el bombaları kullandıkları doğrudur.”

“İç Güvenlik Tugayı değildi”
Şehit olan askerler arasında askerlik hizmetini yapan askerler var. Komando tugaylarının tümüyle profesyonel birliklere dönüştürüldüğü açıklanmıştı. Genelkurmay’a, “Neden birliğin tamamı profesyonel değildi?” diye sordum. Aldığım yanıt şu:
“Sözünü ettiğiniz tugaylar iç güvenlik tugaylarıdır. 6 iç güvenlik tugayının 5’i Kara Kuvvetleri, 1’i ise jandarma bünyesindedir. Çatışmaya giden birliğimiz bu tugayların mensupları değildir. Çatışmaya giren birlik jandarma taktik komando alayının birliğidir. Jandarma komando alayında normal askerliğini yapan personelimiz vardır. İfade ettiğim gibi Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde bir profesyonel tugayımız vardır. Bu tugayda da görev alan personel uzmanlardan oluşan profesyonel personeldir. Kırsal kesim, jandarma sorumluluğunda olduğu için jandarma alayından birlikler bu operasyonda görev almışlardır.”

Yorgundular iddiası
Genelkurmay kaynakları, olayın detayının idari inceleme sonucunda ortaya çıkacağını, diğer iddialarla ilgili şimdilik bilgi sahibi olmadıklarını belirtmekle yetiniyorlar.
Örneğin, “Askerler 3 gündür arazideydi, uykusuzdu, çok yorgundu, çök emri verildi” haberleri gibi. Bu haberlerle verilmek istenen “ihmal” hatta “kasıt var” imaları...
Komuta ihmali veya hatası olup olmadığı da mutlaka yürüyen inceleme sonucunda anlaşılacaktır. Kaldı ki, operasyon ve çatışma koşullarında birliğin güvenliğini sağlama bağlamında hatalar da yapılabilir, eksikler de olabilir.
Ancak insan düşünmeden edemiyor:
Dağda, bayırda gerçek bir operasyonun dönüş yolunda askerlerin yorgun olması, şaşılacak bir durum mudur? Operasyona çıkan asker yorulduğunda; dağda pijamalarını giyip duble yatakta deliksiz bir uyku çekip, ne zaman dinlenip uyanırsa o zaman mı göreve devam eder? Bu operasyon denilen görev kordon boyunda volta atmak gibi bir şey midir? Kalem erbabı, dağdaki komutanlardan daha mı iyi bilir bu işleri?

Trabzonspor'a acı haber

Trabzonspor’un alt yapısından yetişen ve bordo-mavililerin pilot takımı 2. lig ekiplerinden 1461 Trabzon’da forma giyen Habib Şen bir süre önce lösemiye yakalanmıştı. Şen, tedavi gördüğü Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Trabzonspor resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, ’Kulübümüz altyapısından yetişen, 1461 Trabzon takımının oyuncusu Habib Şen’in yakalandığı amansız hastalık sonucu akşam saatlerinde hayatını kaybettiği haberini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Genç yaşta aramızdan ayrılan Habib’e Yüce Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dileriz’ ifadesi kullanıldı. Habib Şen’in Trabzonspor A-2 takımında da bir süre top koşturduğu öğrenildi.

Bülent Hoca Aziz Başkanın 10 katı kazanıyormuş

 TÜRKİYE’yi sarsan şike soruşturmasının birinci dalgasında tutuklanan teknik direktör Bülent Uygun mahkeme ifadesinde beyan ettiği 200 bin liralık aylık geliri ile Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ı bile geride bıraktı.

Yıldırım’ı geride bırakanlar bununla da kalmadı. Aylık gelir sıralamasında ikinci sırayı 50 bin lira ile futbolcu Ümit Karan alırken Aziz Başkan mahkemede aylık gelirini 20 bin lira olarak açıkladı.

Herhangi bir soruşturmanın şüphelisi sıfatıyla mahkemede, hakim karşısına çıkan kişilere yöneltilen ilk sorulardan biri de aylık gelirinin ne kadar olduğu yönünde. Rutin olarak her şüpheliye sorulan bu soru, şike soruşturması sırasında hakim karşısına çıkan şüphelilere de soruldu.

Şike soruşturmasının ilk dalgasının en fazla aylık gelire sahip olduğunu söyleyen kişisi Eskişehirspor’un sözleşmesini feshettiği hocası Bülent Uygun oldu.
Uygun, “Aylık geliriniz nedir?” sorusuna “200 bin lira” şeklinde cevap verdi.

Ümit Karan 50 bin liralık aylık gelirle ikinci sırayı alırken, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım 20 bin lira aylık gelire sahip olduğunu belirtti.

Ekşioğlu da fazla kazanıyor

Fenerbahçe yöneticisi İlhan Ekşioğlu ise 25 bin liralık gelire sahip olduğunu belirterek bu konuda Başkanı Aziz Yıldırım’ı geride bıraktı.
Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Otyakmaz ve Fenerbahçe Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu da 20 bin liralık aylık gelir beyanında bulundu.

 ŞİKE SORUŞTURMASININ İLK DALGASINDA TUTUKLANANLARIN MAHKEMEDE BEYAN ETTİKLERİ AYLIK GELİR TABLOSU

Tamer Yelkovan (Fenerbahçe Kulübü Mali İşler Müdürü): 20 bin lira.
Yusuf Turanlı (Menajer): 20 bin lira.
Ahmet Çelebi (Benzin istasyonu işletiyor): 20 bin lira
Sami Dinç (Fenerbahçe Kulübü avukatı): 15 bin lira.
Cengiz Demirel (G.Birliği eski yardımcı antrenörü): 15 bin lira.
Korcan Çelikay (Sivasspor kalecisi): 15 bin lira.
Mehmet Şen (İnşaat şirketi sahibi): 15 bin lira.
Cemil Turan (Fenerbahçe Kulübü amatör şubeler sorumlusu): 12 bin 500 lira.
Ali Kıratlı (Döviz işi yapıyor): 10 bin lira.
Abdullah Başak (Tekstilci): 5 bin lira.
Bülent İbrahim İşcen (Armatör): 5 bin lira.
Yavuz Ağırgöl (Fenerbahçe Kulübü çalışanı): 5 bin lira.
Mehmet Yenice (Ganyan Bayii işletmecisi): 3-5 bin lira.
Erdem Konyar (Futbolcu temsilcisi): 3 bin 500 lira.
Doğan Ercan (Menajer): 3 bin lira.

Fenerin Son dakika bombası

Malaga’da oyun kurucu ve orta sahada görev yapan İtalyan futbolcu için İspanyol kulübüne 2.5 milyon euro bonservis bedeli ödeneceği belirtildi. Malaga’nın Teknik Direktörü Pellegrini’nin de onay verdiği transfer girişiminde tarafların her konuda anlaşmaya vardığı, resmi duyurunun ise önümüzdeki hafta yapılacağı açıklandı.
Maresca da İspanyol basınına transfer girişimini doğruladı. Malaga’da forma bulmasının imkansız olduğuna değinen İtalyan futbolcu, İspanya’dan ayrılacağını vurgularken, yeni takımının ismini vermekten kaçındı.  Cadena Ser Radyosu da, Fenerbahçe’nin geçtiğimiz akşam Malaga’ya resmi yazıyı gönderdiğini iddia etti.
 Fenerbahçe’nin açıklamayı hafta içine bırakmasındaki en büyük nedenin, UEFA ile yarın yapılacak toplantıda verilecek karar olduğu belirtildi.

14 Temmuz 2011 Perşembe

Diyarbakır'da çatışma: 13 şehit

Silvan ilçesi Bayramsaşı beldesinde güvenlik güçleri ile teröristler arasında çıkan çatışmada 13 asker şehit oldu.
Diyarbakır'da güvenlik kuvvetleri ile bir grup terörist arasında çıkan çatışmada ilk belirlemelere göre 3'ü uzman erbaş 13 asker şehit olurken 7 asker yaralandı, bölgede çatışmanın devam ettiği belirtildi.

Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, çatışma devam ettiği için bölgeden gelen bilgilerin sağlıklı olmadığını söyledi.

Diyarbakır'ın Silvan ilçesi Dolapdere köyü kırsalı ile Kulp ilçesi Tüplü köyü kırsalında arama tarama faaliyeti yapan güvenlik kuvvetlerinin bir grup PKK terör örgütü mensubu ile karşılaştığını belirten Vali Mustafa Toprak, güvenlik kuvvetlerinin 'Teslim ol' çağrılarına ateşle karşılık verilmesiyle çatışma başladığını söyledi.

Vali Toprak, "Bölgede çatışma devam ettiği için net bir şey söylemek mümkün değil. Çatışma sonrasında bize gelen bilgileri paylaşacağız" dedi.

Çatışma bölgesine sevk edilen güvenlik kuvvetlerinin teröristlerin kaçış güzergahlarını tuttuğu ve zaman zaman sıcak temasın devam ettiği bildirildi.

BAŞBAKANLIK'TA ACİL ZİRVE

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Koşaner ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Hakan Fidan Başbakanlık'a geldi. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de Başbakanlık'a geldi.

Beşiktaş şike davası sonuçlanana kadar Türkiye Kupası'nı iade ediyor

Beşiktaş Asbaşkanı Serdar Adalı ve Teknik Direktör Tayfur Havutçu'nun , Türkiye Kupası Final maçı öncesi transfer teklifi yaptıkları iddiasıyla tutuklanmaları üzerine Beşiktaş yönetimi tarihi bir karar aldı.
Günün erken saatlerinden beri toplantı halinde olan Beşiktaş yönetimi. dava sonuçlanıp Serdar Adalı ve Tayfur Havuçtu aklanana kadar 2010-1011 Ziraat türkiye Kupası'nı federasyona iade etme kararı verdi.
         KULÜP BAŞKANI DEMİRÖREN'DEN AÇIKLAMA:
Beşiktaş Kulübü, futbolda şike iddialarına yönelik soruşturmada asbaşkan Serdal Adalı, futbol takımı teknik direktörü Tayfur Havutçu ve protokol müdürü Ahmet Ateş’in tutuklanmasının ardından, geçen sezon kazandıkları Ziraat Türkiye Kupası’nı Futbol Federasyonu’na iade etme kararı alırken, federasyonun siyah-beyazlıların bu teklifine olumlu yanıt verdiği bildirildi.
         Kulüp ikinci başkanı Metin Keçeli ve genel sekreter Fahrettin Curoğlu ile birlikte Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ı İstinye’deki federasyon binasında ziyaret eden Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, çıkışta yaptığı açıklamada, bu taleplerine olumlu yanıt aldıklarını söyledi.
         Demirören’in açıklaması şöyle:
         "Sayın Aydınlar ile arkadaşlarımızın durumunu değerlendirdik. Öncelikle şunu söylemek istiyorum, Beşiktaş camiası, Beşiktaş Kulübü olarak Türk adaletine ve hukukuna olan inancımız sonsuzdur. Beşiktaş Yönetim Kurulu olarak bütün arkadaşlarımızın suçsuz olduğuna inancımız sonsuzdur. Ancak bir hataları varsa zaman içinde ispat edilecektir, Beşiktaş da gerekli işlemleri yapacaktır. Biz bugün Sayın Mehmet Ali Aydınlar’a Beşiktaş Kulübü’nün kupasını iade etmek istediğimizi söyledik. Çünkü arkadaşlarımıza güvenim sonsuz. Bu süreç tamamlandığında, arkadaşlarımız aklandığında kupamızı geri alırız. Daha detaylı açıklamayı sonra yapacağız. Federasyon olumlu yanıt verdi."
         Demirören, "Tayfur Havutçu’nun sözleşmesi iptal edilecek mi" sorusuna, "Kendisinin müracaatı olması lazım, hukuki süreçte. Bir haftalık sürede onu değerlendirip, o süreçten sonra karar vereceğiz" yanıtını verdi.

5 tutuklama daha

Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Beşiktaş Jimnastik Kulübü Asbaşkanı Serdal Adalı ile Futbol Takımı Teknik Direktörü Tayfur Havutçu’nun da aralarında bulunduğu 5 kişi çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandı.
Soruşturma kapsamında Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nde savcılık sorgularının ardından tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevkedilen Beşiktaş Jimnastik Kulübü Asbaşkanı Serdal Adalı, Futbol Takımı Teknik dİrektörü Tayfur Havutçu, kulübün protokol ve futbol A takım Güvenlik Müdürü Ahmet Ateş ve futbolcular İbrahim Akın ile İskender Alın’ın çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece sorguları yapıldı. Nöbetçi İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sorgusu tamamlanan 5 kişinin tutuklanmasına karar verdi.
Böylece soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı 31’e yükselmiş oldu.

İbrahim Akın itiraf etti iddiası
İstanbul Büyükşehir Belediyesporlu futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın’ın savcılık sorgusunda haklarındaki şike yaptıkları yönündeki suçlamaları kabul ettiği öne sürüldü. İbrahim Akın’ın Fenerbahçe maçı öncesi para aldığını kabul ettiği iddia edildi. İbrahim Akın ile İskender Alın’ın Beşiktaş ile oynanacak kupa maçı öncesi de kendilerine Beşiktaş tarafından transfer teklifi yapıldığını doğruladıkları öğrenildi.

5 kişi daha serbest
Soruşturma kapsamında 4 Trabzonlu yönetici emniyetten ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) eski yöneticisi Ufuk Özerten ise savcılıktan serbest bırakıldı. “Şüpheli” sıfatıyla ifade vermesi için davet edilen Konyaspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural ise dün geldiği İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alındı. Eski federasyon yöneticisi Levent Kızıl ve eski Ankaragücü yöneticisi Mümtaz Karakaya’nın da aralarında bulunduğu 8 kişinin ise emniyetteki işlemleri sürüyor.
Futbolda şike soruşturması kapsamında önceki gece Trabzonspor Genel Sekreteri Hasan Yener ve Mali İşler Sorumlusu Temel Kazancıoğlu, emniyetteki sorgularının ardından serbest bırakıldı. Dün sabah da TS yöneticisi Recep Denizer ile İdare Menajer Caner Çuvalcıoğlu, emniyetten serbest kaldı.
Adliyeye sevk edilenlerden eski TFF yöneticisi Ufuk Özerten, savcılıkta süren 6 saatlik sorgunun ardından serbest bırakıldı. Özerten, çıkışta basın mensuplarının soruları üzerine, “Söylenecek birşey yok. İnşallah kısa süre sonra görüşürüz arkadaşlar. En azından kirlendiği söylenen futbol ortamında temiz kaldığım, mahkemeye sevk edilmeden savcılıkça serbest bırakılmamdan anlaşılmıştır. Hayatımın hiçbir döneminde kirli bir noktam olmadı. Herhalde ifadem alınmak için buraya çağrıldım. İfademi aldılar, serbest bırakıldım. Adalete ve 2 gün bizi misafir eden Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne teşekkür ederim. Her şey nezaket içinde yapıldı” dedi.

Vural emniyette gözaltına alındı
Soruşturma kapsamında daha önce “şüpheli” sıfatıyla ifadesine başvurulacağı açıklanan Konyaspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural da dün sabah saat 10.00’da Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne geldi. Vural, savcılığın “gözaltı kararı” üzerine Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi ve emniyete geri götürüldü.
2. dalga operasyonda gözaltına alınan Yılmaz Vural’ın yanı sıra eski TFF yöneticileri Levent Kızıl, Özkan Kılık; eski Ankaragücü yöneticileri Mümtaz Karakaya ve Seyit Kalender; Trabzonsporlu işadamları Zeki Mazlum ve Renap Tezer ile Gençlerbirliği’nden Ankaragücü’ne transfer olan kaleci Serdar Kulbilge’nin ise emniyetteki işlemleri devam ediyor.
Soruşturma kapsamında “şüpheli” sıfatıyla ifade vereceği açıklanan Sivasspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay ile Beşiktaş eski Genel Menejeri ve futbol yorumcusu Sinan Engin’in de önümüzdeki günlerde emniyete gelmesi bekleniyor. Gözaltına alındıktan sonra rahatsızlanan Trabzonspor Asbaşkanı Nevzat Şakar’ın ise Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavisi sürüyor.



Kritik İBB maçı
Süper Lig’in 31. haftasında Fenerbahçe sahasında Büyükşehir Belediyespor’u konuk etti. Sarı-lacivertli takım, Fırat Aydınus’un yönettiği, şampiyonluk yolundaki kritik maçtan, Stoch ve Alex’in ilk yarıda attığı gollerle 2-0 galip ayrıldı. Maça ilk 11’de başlayan İbrahim Akın, 30. dakikada gollük bir fırsatı kullanamadı. Akın’ın ceza alanı dışından attığı sert şutta top direğin dibinden auta çıkmıştı. Büyükşehir Belediyesporlu futbolcu 59. dakikada yerini Ali Güzeldal’a bırakmıştı.

13 Temmuz 2011 Çarşamba

10 Seks günahı

1. İletişimsizlik: Bir bakış bin söz eder denir. Bu deyiş aslında doğru, ama karanlıkta geçerliliğini kaybeder. Peki, partneriniz nelerden keyif aldığınızı nasıl bilecek? Ellerini vücudunuzun üzerinde yönlendirmenizde hiçbir sakınca yok.
Fakat dikkat: Erkeğin egosu ‘yatak yeteneği’ne yönelik yapılan eleştiriler konusunda çok hassas. Bu yüzden en iyisi hafif akustik sinyallerle nelerden hoşlanıp hoşlanmadığınızı belli edin.
2. Dikkatsizlik: Sekste bazen dikkatsizce davranarak keyif almayı unuturuz. Çünkü bu keyfi nasılsa birçok kez yaşayacağımızı düşünürüz. Her gecenin unutulmaz olacağını beklemek elbette gerçek dışı.
Aklınızda bulunsun:  En büyük aşk bile günün birinde buharlaşıp yok olabilir.  Bu yüzden her öpücüğün keyfini çıkarmaya bakın. Hem de her gün…
3. Kıyaslama: Yeni sevgilinizin sizden önceki sevgilisinin makyajsız bile ne kadar iyi göründüğünü bilmek istiyor musunuz? Tabii ki hayır! Aynısı eski sevgilinizin performansı için de geçerli. Bir önceki sevgilinizin yatakta ne kadar yetenekli olduğunu anlatmanız, yeni sevgilinizin üzerinde baskı yaratır ve başarısızlık korkusu yaşamasına neden olur.
Mutlaka dikkat edin: İki erkeğin performansını sadece kuaförlük söz konusuysa kıyaslayabilirsiniz. Aşkta şu anki partnerinizin avantajlarını görmeniz ve zaman zaman bu avantajlarım kulağına fısıldamanız gerekir.
4. Aşırı sahiplenme: Yakınlık kuşkusuz çok güzel ama dozunu ayarlamazsanız, birbirinizden sıkılabilirsiniz. İçli dışlı olmak harikadır, fakat her saniye yapışık halde olmak da zamanla ilişkinizi yavanlaştırabilir.
Kendinizi zorlayın: Tam istemediğiniz sırada birbirinizden uzaklaşmaya çalışın. Aksi halde monotonluk ve bıkkınlık sizi ayırabilir.
5. Alışkanlık: Yeni bir sevgili, yepyeni deneyimler demek. Ancak alıştığınız ‘butonlara’ basmanız yeni sevgilinizde beklemediğiniz tepkilere neden olabilir.
Alışkanlıklarınızdan kurtulun:  seks konusunda deneyimli olmanız, her şeyi bildiğiniz anlamına gelmez. Yeni bir ilişki size yepyeni deneyimler edinmeniz için imkan sunar.
6. Baskın düzenlemek: Açık havada ya da mum ışığı eşliğinde sıra dışı oyunlar… heyecan verici yeni fikirler aşk ateşini canlı tutar. Ama bazı sürprizler yatak odasına girmemeli.
Heyecan yaratın:  Ancak sormadan ‘elektrik’ üretirseniz, sevgiliniz çarpılabilir. Sakim bir anda nelerden hoşlandığınızı karşılıklı konuşun. Böylece tutkulu anlar yaşayabilirsiniz.
7. Kıskançlık: Erkekleri baştan çıkaran aslında yeni bir vücut değil, insanlığın temellerine dayanan bir elde etme içgüdüsüdür.
Özgür olun:  Erkeğin avlanma içgüdüsünü harekete geçirin. Çekiciliğinizi koruyun. Sizi sürekli yeniden fethetmek zorunda olan erkeğin çapkınlıklara ne zamanı ne de gücü olur.
8. Küsmek: Partneriniz tutku dolu geceyi siz orgazma 20 dakika kala erken bitiriyorsa, moraliniz bozulmasın. Küsmek, en yanlış yöntemdir.
Rahatlayın: Partnerinizin vicdanına saldırmak yerine memnuniyetsizliğini nazikçe dile getirmeyi deneyin.
9. Yalan: Gerçekler beyazdır, yalanlar ise siyah… Bütün insan ilişkileri her iki rengi de barındırdığı için beynimiz muhtemelen gri renklidir. Bu yüzden,
Konuşmadan önce susun: Beyaz ve siyahın karışım oranı her ilişkide farklıdır. Partnerinizin kurduğunuz tüm hayalleri bilmek zorunda değil. Ama gerçekleşmesini istediğiniz hayalinizi ona mutlaka anlatın!
10. Hijyen takıntısı: Erotizm bir maceradır ve maceralar planlanmamalı. Kadınların çoğu epilasyon olmadan sevişmek istemediği için binlerce erkek spontane seks için beklemek zorunda. Seksi mükemmel şekilde sahnelemek isteyenler kontrolü kaybetmekten korkarlar ya da karşılarındaki kişiye gerçek kişiliklerini göstermekten kaçınırlar. Peki, tutku ne kadar kontrollü olabilir?
Çekinmeyin:  Unutmayın ki en mükemmel ağda bile gerçek aşkı garantilemez.

Tam 42 yıldır içiyor!

Tam 42 yıldır içiyor!

Çin’de bir adamın ağrılarına iyi geldiği gerekçesiyle 42 yıldır benzin içtiği bildirildi.

Ulusal basında yer alan haberlere göre, Çin’in güneybatısındaki Çongçing şehrinin Nançuan bölgesinde yaşayan 71 yaşındaki Çın Dıcün adlı adamın ayda ortalama 3-3,5 kilo benzin içtiği kaydedildi.

Bölgede taş ustalığı ve bambu dokumacılığı ile tanınan Çın, aynı zamanda bitmeyen benzin içme sevdasıyla da anılıyor.

Çın’ın, 1969 yılında göğsüne bir ağrı girmesinin ardından ilaç kullanmasına rağmen faydasını görmediği ve bunun üzerine halk arasında koca karı ilacı olarak anılan gaz yağı içmeye başladığı belirtildi.

Haberde Çın’ın hayatı boyunca ne kadar benzin içtiğini bilmediği ifade edilirken, gazete kendi yaptığı hesapla Çın’ın 42 yıl boyunca 1,5 tondan fazla benzin içtiğinin tahmin edildiğini yazdı.

Çın’ın yıllar önce içtiği gaz yağının ilk yudumunda kendisine iyi geldiğine inandığı ve gaz yağına bağımlı hale gelip sonra da benzin içmeye devam ettiği kaydedildi.

Ailesinin bu alışkanlığı bıraktırmasına karşı çıkan Çın, eşi ve çocuklarının yanından ayrılarak tek başına bir kulübede yaşamaya başladı.

Kentteki Honglou hastanesinden bir doktor, Çın’ın sağlık durumunun iyi olduğunu ancak amfizem belirtileri gösterdiğini kaydetti.

Çongçing Tıp Üniversitesi öğretim görevlilerinden Fıng Fu da Çın’ın vücudunun benzine karşı bir çeşit direnç geliştirmiş olabileceğini belirterek, bu durumu "aksi halde Çın’ın yaşama ihtimali yoktu" şeklinde değerlendirdi.

Fıng, benzinin ağrıların tedaviyle ilgisi olmadığını, Çın üzerinde sadece anestezik bir etki yapabileceğini ifade etti.

Kadın hayranı fena utandırdı

CNN Türk ekranlarında yayınlanan 'Burada Laf Çok' programına konuk olan Mustafa Ceceli'ye fanatik bayan hayranı canlı yayında zor anlar yaşattı.

MESUT YAR BİLE ŞAŞIRDI
Programa telefonla katılan Melisa isimli bayan hayranı, Mustafa Ceceli'ye yönelik sevgisini abartınca canlı yayında ilginç anlar yaşandı. Mustafa Celiyi çok sevdiğini, ona aşık olduğunu, gamzelerine bittiğini belirten Ceceli hayranının bu sözleri program sunucusu Mesut Yar'ı bile şaşırttı.

Çılgın hayran, Mustafa Ceceli'ye sarılıp onu öpmek istediğini belirterek duygularını abartınca, Mesut Yar da apar topar telefonu kapatmak zorunda kaldı.

Güzel oyuncu Ahmet Hakan'ın otomobilinde yakalandı

Ünlü oyuncu Cem Özer’le ayrıldıktan sonra Sezen Aksu’nun oğlu Mithatcan’la aşk yaşayan Nurgül Yeşilçay, Ahmet Hakan’la Çeşme’de aynı otomobilde görüntülendi.

Güzel oyuncu Ahmet Hakanın otomobilinde yakalandı

Star TV’de yayınlanan "Süper Starlife" programı kameramanına yakalanan ikili, önce bir cafe’de yemek yedi.

Rumlar Türk elektriğini tartışıyor

 Hafta başında 'Evangelos Florakis' donanma üssünde meydana gelen patlama Güney Kıbrıs’ın elektrik ihtiyacının büyük kısmını karşılayan Vasiliko elektrik santralinin büyük hasar görmesine sebep olmuştu.

Patlama sonrasında elektriğin nasıl karşılanacağı sorunu, Türk tarafından 150 Megavat’a kadar enerji sağlanması önerisiyle yeni bir boyut kazandı. Rumlar bir taraftan elektriksizliğe çare arıyor, bir taraftan da Türk tarafından gelecek elektriğin Rum tarafının tezlerini olumsuz etkileyip etkilemeyeceği tartışılıyor.

Politis gazetesinin “Kıbrıslı Türkler 150 Megavat’a Kadar Enerji Teklif Ediyorlar... Hükümet Öneriyi Tartışıyor- Temaslar KEVE’den Yapılıyor” başlıklı haberinde, Kıbrıs Türk tarafının Deniz Üssü’nde meydana gelen ve Vasiliko’daki elektrik santralinin devre dışı kalmasına sebep olan patlamadan hemen sonra Güney Kıbrıs’ın elektrik enerjisi eksikliğinin karşılanmasında yardım teklifinde bulunduğunu yazdı.


Kıbrıslı Türklerin, Rum Elektrik Dairesi şebekesine 150 megavata kadar enerji sağlayabilecekleri yönünde açıklamalarda bulunduğunu yazan gazete, böyle bir şeyin gerçekleşmesi halinde problemin çözümü yönünde önemli bir adım atılmış olacağını kaydetti.

Kıbrıslı Türklerin, önerilerine ilgi gösterilmemesini aynı gün Brüksel’e ilettiğini ileri süren gazete, konuya, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın başkanlığında dün konutta gerçekleştirilen toplantıda atıfta bulunulduğunu belirtti. Toplantıda, konuyla ilgili bütün parametrelerin yapıcı bir şekilde gözden geçirilmesine dair direktif verildiğini yazan gazete, Kıbrıslı Türklerin verebileceği toplam gücün dün öğlene kadar kesin hale gelmediğini öne sürdü.

‘FORMÜL ARANIYOR’
Gazete, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun Rum Elektrik Dairesi yetkilileriyle temas yaptığı yönündeki Kıbrıs Türk basını kaynaklı haberlerin Rum Elektrik Dairesi tarafından teyit edilmediğini yazdı. Haberde, Rum Ticaret Bakanı Andonis Pashalidis’in, konuyla ilgili temasların Rum Ticaret ve Sanayi Odası (KEVE) tarafından yürütüleceği yönünde açıklamalarda bulunduğu kaydedildi.

Haberde, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu ile yapılan herhangi bir anlaşmaya sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” doğrudan müdahalede bulunduğu şeklinde görülmemesi için bu gibi durumlarda ortaya çıkan siyasi tedirginlikleri aşacak formüller aranacağını da vurgulandı.

‘YARDIM TEKLİFİ GÖZDEN GEÇİRİLİYOR’
Haravgi gazetesi ise “Yunanistan, İsrail ve Özel Sektörden Enerji Tedarik Edilmesi... İşgal Altındaki Bölgelerden Teklif Edilen Yardım da Gözden Geçiriliyor” başlığıyla yayımladığı haberinde, yaklaşık 350 megavatlık eksikliği gidermek amacıyla, Rum Elektrik Dairesi’nin Yunanistan, İsrail ve özel sektörden jeneratör sağlanması yönünde girişimlerde bulunduğunu yazdı.

Havutçu ve Adalı mahkemeye sevk edildi

Futbolda şike soruşturması kapsamında gözaltına alınan Tayfur Havutçu, Serdal Adalı, İbrahim Akın, İskender Alın, Ahmet Ateş tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.

SAVCI TUTUKLAMA İSTEDİ
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler sabah saatlerinde Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne getirildi. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler savcılık tarafından akşama kadar sorgulandı. Soruşturma savcısı Mehmet Berk; Tayfur Havutçu, Serdal Adalı, İbrahim Akın, İskender Alın, Ahmet Ateş'i tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk etti. Sevk gerekçesinin 'şike' olduğu öğrenildi.

İKİ FUTBOLCUNUN İDDİALARI KABUL ETTİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ
İbrahim Akın ve İskender Alın'ın savcılık sorgusunda haklarındaki şike yaptıkları yönündeki suçlamaları kabul ettiği öğrenildi. İbrahim Akın'ın Fenerbahçe maçı öncesi para aldığını kabul ettiği iddia edildi.. İbrahim Akın ile İskender Alın'ın Beşiktaş ile oynanacak kupa maçı öncesi kendilerine Beşiktaş tarafından transfer teklifi yapıldığını doğruladıkları öğrenildi. Bugün adliyeye sevkedilen Ufuk Özerten ise savcıya ifade verdikten sonra serbest bırakılmıştı.

10 Temmuz 2011 Pazar

F.Bahçe'de gemiyi ilk terk eden isim!

Şike skandalının ardından özellikle yabancı futbolcuların ayrılmayı düşündüğü Fenerbahçe'de gemiyi ilk terk eden Andre Santos olacak gibi... Copa America nedeniyle Brezilya Milli Takımı ile Arjantin'de bulunan Santos, ülke basınına, "Şu anda tamamen kupaya konsantre olmuş durumdayım. Ancak menajerlerim görüşmeleri sürdürüyor" açıklamasını yaparak Barcelona'ya transferi konusunda yeşil ışık yaktı.

LUGANO DA TAKİP ALTINDA

Barcelona'nın, 13 milyon Euro teklif ettiği 28 yaşındaki Santos için yaşanan şike soruşturmasının ardından daha düşük bir teklifle Fenerbahçe'nin kapısını çalacağı belirtiliyor. Copa America'da kaptanı olduğu Uruguay formasıyla süper performans ortaya koyan Diego Lugano'yu da Avrupa'nın önde gelen ekiplerinin yakın takibe aldığı öne sürüldü. Bu arada Federasyonun vereceği kararda bir küme düşme olayı gündeme gelerse bir kulüp Bank Asya Ligi'nde ancak 3 yabancı futbolcu oynatabiliyor.

Malezya’da 54 yıllık iktidara isyan

Malezya’nın bağımsızlığını ilan ettiği 1957 yılından bu yana iktidarda bulunan Ulusal Cephe koalisyonuna karşı birleşen muhalefet, ülke tarihinin en büyük protestosunu gerçekleştirdi. Gösterilerin izne tabi olduğu ülkede hükümet, muhaliflere verdiği onayı son anda geri çekince başkent Kuala Lumpur karıştı. 50 bin muhalif sokaklara dökülürken, polis gaz bombası ile müdahale etti, bin 667 kişi tutuklandı.
Seçimlerin şeffaf olması, tüm partilerin kampanyalarında medyadan eşit şekilde yararlanması, yolsuzluğa ve rüşvete son verilmesi talepleriyle bir araya gelen Berish (Temiz) adlı koalisyon, önce sokak protestosu düzenlemek için izin istedi. Hükümet sokak gösterisini reddedince,  cumartesi günü Merdeka Stadyumu’nda toplanılması kararlaştırıldı. Ancak hükümet, trafiği felç edeceği gereçesiyle izni, gösteriye bir gün kala geri çekti. Muhalifler yasağı dinlemeyeceğini açıklayınca, cuma gecesi Kuala Lumpur’a çıkan tüm yollar kapatıldı.

Enver İbrahim de yaralı
Gösteri öncesinde 150 kişi gözaltına alındı; Merdeka Stadyumu’na yürüyüş başlayınca, polisin müdahalesi sert oldu. ‘Berish’i Silme Operasyonu’ kapsamında bin 667 kişi tutuklandı, tazyikli su ve gaz bombaları kullanıldı. Muhaliflerin önemli figürü Enver İbrahim de gösterilerde yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Kafasında ezik ve bacağında kesikler oluşan İbrahim AFP’ye, “Gaz bombalarını bizi nişan alarak atıyorlardı. Nefes alamadım” dedi. Eski Başbakan Yardımcısı İbrahim, muhalefete geçtikten sonra hakkında açılan yolsuzluk ve cinsel taciz davaları nedeniyle hapis cezası almış, 2008’de tekrar meclise dönmüştü. Ülkede en son 2007’de binlece kişinin katıldığı bir protesto düzenlenmiş ve muhalefetin oyları artmıştı. Malezya’da takvime göre 2013’de gerçekleştirilmesi gereken seçimin öne alınacağı açıklanmıştı.

Hilal cebeci çıldırdı .

Şarkıcı Hilal Cebeci, son gülerde twitter'a koyduğu fotoğraflarla adından sıkça söz ettirdi. Bu sayede Cebeci'nin twitter'daki takipçi sayısı 90 bini geçti.

Ancak son olarak yüklediği üstsüz fotoğrafı, gelen tepkiler üzerine kaldırmak zorunda kaldı.

Bu tepkilere sinirlenen şarkıcı twitter'da bunları yazdı:

"Bana yazan kadınlardan ve sürekli namustan bahsetmelerinden sıkıldım. Kimbilir gizli saklı neler çeviyorsunuz, burdada namus abidesi kesiliyorsunuz.

Neden kızlık zarı operasyonları çoğaldı? Çünkü her şeyi yapıyosunuz sonra da evlenmeden zar operasyonu... Bu mudur namus! Sıkıldım namus triplerinizden..."

Okul kantininde hamburger ve kola yasak

Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2011-2012 eğitim ve öğretim yılında, okul kantin işletmecileri ve 16 milyon öğrenciyi yakından ilgilendiren yeni bir uygulamayı devreye sokuyor.

Okullarda obeziteyi engellemek ve öğrencileri bilinçli beslenmeye teşvik etmek için, iki bakanlığın yapacağı ortak uygulama kapsamında, okul kantinlerindeki hamburger tipi fast food gıda, kolalı içecek, hazır meyve suları, enerji içecekleri, kızartma ve cips tipi ürünler öğrencilere satılmayacak. Bunun yerine ayran, ayran, yoğurt, meyve satışı zorunlu hale gelecek. Zararlı gıda satan kantinin sözleşmesi feshedilecek.


Radikal’in haberine göre, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr.Seraceddin Çom, uygulamayla ilgili şu bilgileri verdi: “Sağlık Bakanlığı, öğrencilerin yaş ve aktivitelerine uygun mönü örneklerini hazırlayarak MEB’e iletti Önümüzdeki eğitim yılı boyunca çocuklar bu mönülere uygun şekilde beslenecek. 2012 ocak ayından itibaren, Türkiye’deki tüm kantinlerde süt, ayran, yoğurt, taze meyve suyu ve taneyle meyve satışı yapılması zorunlu hale getirilecek. Kantinlerde sıkı bir denetim başlatacağız. Ekipler şimdiden hazır. Uyarıları ve denetimleri dikkate almayan kantin işletmecilerinin anlaşmaları feshedilecek.” Kampanya yapılacak Sağlık Bakanlığı ve MEB işbirliğiyle 2010 yılı sonunda, ‘Beslenme Dostu Okul’ projesini başlattıklarını anımsatan Dr. Çom, “Bu projeyle çocukların sağlıklı beslenmesine yönelik, birtakım kriterler koyduk. Türkiye genelindeki 150 okula ‘Beslenme Dostu Okul’ sertifikası verdik. Yeni eğitim döneminde projeye hız vererek devam edeceğiz” dedi. Çom, sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirme çalışmalarının süreceğini, afiş, broşür, kitap, CD ve bilgilendirici çizgi filmler hazırlandığını söyledi. Öğrencilerin ilgisini çekmek ve sağlıklı beslenmeye teşvik etmek için, farklı yöntemleri de deneyeceklerini belirten Dr. Seracettin Çom, “Öğrenciler ders gördükleri sırada kapı açılacak ve çizgi film kahramanı kostümü giymiş görevliler, onlara sağlıklı beslenmeyi anlatacak” diye konuştu.

PKK, 2'si asker 3 kişiyi kaçırdı

Diyarbakır ile Lice İlçesi karayolunun 68'inci kilometresindeki Gökçek köyü yol ayrımında dün gece saat 21. 45 sıralarında yol kesen bir grup PKK'lı terörist, Diyarbakır'dan Lice İlçesi'ne giden araçları durdurarak kimllik kontrolü yaptı. Kimlik kontrolü sırasında PKK'lılar, özel araçları ile seyehat eden ve Lice 2'nci Mekanize Tugay Komutanlığı'nda görevli, kimlikleri açıklanmayan 1 astsubay başçavuş, 1 uzman çavuş ve Bingöl'ün Genç İlçesi'nde sağlık memuru olarak çalışan 1 kişiyi araçlarından indirerek kaçırdı. Kaçırılan 2 asker ve sağlık personelinin kurtarılması için operasyon başlatıldı.

Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, olayın dün saat 21. 45 sıralarında meydana geldiğini, kaçırıldığı düşünülen 3 kişiye ait 2 aracın bulunduğunu söyledi. Vali Toprak, askeri personellerin hafta sonu olması nedeniyle Diyarbakır'dan ilçeye dönerken böyle bir olay ile karşılaştıklarını da belirterek, yazılı açıklama yapılacağını bildirdi.

3 Temmuz 2011 Pazar

İzmir’de ki gizemli afişler

 İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait billboardlara asılan Balsay’ın fotoğraflı afişleri asıldı. Afişlerin kim veya kimler tarafından asıldığı belirlenemezken, sahiplenen de olmadı. CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır, kendilerinin böyle bir projeleri olmadığını, kim veya kimler tarafından asıldığı konusunda bilgileri bulunmadığını söyledi. Harekete geçen İzmir Büyükşehir Belediyesi, afişlerin üzerini başka afişlerle kapatırdı. Emniyet yetkilileri ise, suç teşkil eden bir durum olmasında kendilerinin müdahale ettiğini, bu afişlerde suç teşkil eden bir durum olmadığını söyledi.

Şebnem Ferahın acı günü

Şebnem Ferah, dün sabah Bursa’ya gelirken Yalova’da yaşayan annesi İfadet Ferah’ı (75) ziyaret edip hasret giderdi. Daha sonra annesinin elini öperek programa katılmak üzere Bursa’ya hareket eden Şebnem Ferah, yolda annesinin kalp krizi sonucu öldüğü haberini aldı. Yarı yoldan geri dönen ve gözyaşlarını tutamayan sanatçıyı, akrabaları ve yakın dostları teskin etmeye çalıştı. Ferah’ın cenazesi dün Yalova’da ikindide Merakuyu Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Yalova Şehir Mezarlığı’na toprağa verildi. Cenaze namazına katılmayan sanatçı, 17 Ağustos depreminde ölen babası Ali Ferah’ın yanındaki mezara defnedilen annesinin toprağa verilişini yaşlı gözlerle izledi. Taziyeleri kabul eden sanatçı daha sonra annesinin mezarına su döktü.

Tepki için Fenerbahçe 18.00'de Şükrü Saraçoğlu'nda

Fenerbahçe taraftarı, takımlarına destek için 18.00'de Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın önünde eylem yapmaya karar verdi.

Taraftarlar, yavaş yavaş stad çevresine gelmeye başladı. Emniyet birimleri de gösteri için ek güvenlik tedbirleri almayı planlıyor.

Yönetimden isimlerinde stada gelip açıklama yapması bekleniyor.

Sezercik de gözaltında

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Nijerya uyruklu 6 kişi ile gözaltına alınan İnanoğlu, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesine sevk edildi.

Adliyeye götürülürken basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan İnanoğlu, 2007 yılında da aynı suçlamayla gözaltına alınmıştı.

Göz altıların nedeni

İşte soruşturma nedeni

Aziz Yıldırım da dahil olmak üzere 40'a yakın kişinin gözaltına alındığı şike operasyonunun gerekçesi ortaya çıktı.

Gözaltına alınanların "Organize suç örgütü kurmak, şike ve teşvik primi dağıtmak" suçlamasıyla karşı karşıya kaldığı öğrenildi.

Fenerbahçe de Aziz Yıldırım dan sonra Cemil Turan da gözaltında

Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk tarafından yürütülen ve 2010 yılında başlatılan soruşturma çerçevesinde, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Trabzon, Eskişehir, Sivas, Giresun, Diyarbakır, Mersin ve Bolu’da bu sabah başlatılan operasyon sonucu, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Odyakmaz, Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, Fenerbahçe Kulübü Mali İşler Müdürü Tamer Yelkovan, Fenerbahçe Spor Kulübü Amatör Şubeler Koordinatörü Cemil Turan, Eskişehirspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, Eskişehirspor Sportif Direktörü Ümit Karan, Diyarbakırspor eski Başkanı Abdurrahman Yakut, Altay Kulüp Müdürü Erman Ertaş, teknik direktör Levent Eriş, futbolcu menajerleri Tarık Özertem, Özden Arslan ve Serdar Berkin, Fenerbahçeli futbolcu Emre Belözoğlu’nun yeğeni Volkan Bahçekapılı, Giresunspor Başkanı Ömer Ülkü, Giresunspor eski yöneticisi Hakan Karaahmet, Giresunspor Taraftarlar Derneği Başkanı Özden Tütüncü, Mersin İdmanyurdu Kulübü Asbaşkanı Beşir Acar ile tribün lideri Murat Tanış, Gençlerbirliği eski yardımcı antrenörü Cengiz Demirel, futbolcular Emmanuel Emenike, Korcan Çelikay, Mehmet Yıldız, Sezer Öztürk, Mahmut Boz, Türkiye Futbol Federasyonundan 3 yetkili, bazı menajer ve kulüp yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 50  kişi gözaltına alındı.

Diğer illerde gözaltına alınan kişiler, soruşturmanın yürütüldüğü İstanbul’a getirildi.

İstanbul’da gözaltına alınanlar ve diğer illerden getirilenler, emniyete götürülmeden önce Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi.

Fenerbahçe Yönetim Kurulu üyesi İlhan Ekşioğlu’nun da arandığı soruşturma kapsamında, futbolcular Serkan Çalık ile Serdar Kulbilge’nin de gözaltına alınacaklar arasında olduğu öğrenildi.

60 ayrı adrese operasyon düzenlenen soruşturma çerçevesinde, Fenerbahçe Kulübü Başkanlık binası, Trabzonspor, Beşiktaş ve Sivasspor kulüp binalarında arama yapıldı. Ayrıca, gözaltına alınan bazı kulüp yöneticileri, menajerler, futbolcuların evlerinde ve çalışma ofislerinde de arama yapıldı.

2010 yılında başlatılan soruşturma çerçevesinde, adı geçen kulüplerin 2010-2011 sezonuna yönelik bütün maçlarının incelendiği bildirildi.